Türkiye Makine İmalat Sanayi İhracatında Rekor Artış! | Makine İhracatı, İhracat Gelirleri, Küresel Talep ⏬👇 Türkiye ekonomisi, küresel ekonomik büyümenin oldukça zayıf seyrettiği, dış ticarette artış hızının tarihsel ortalamaların altında kaldığı ve ticaret savaşları gibi zorlu bir süreçte üretim kapasitesi, ekonomik büyüme, istihdam ve ihracat artışıyla pozitif ayrışmayı başardı. 2025 yılında Türkiye’nin ihracatı bir önceki…
Türkiye ekonomisi, küresel ekonomik büyümenin oldukça zayıf seyrettiği, dış ticarette artış hızının tarihsel ortalamaların altında kaldığı ve ticaret savaşları gibi zorlu bir süreçte üretim kapasitesi, ekonomik büyüme, istihdam ve ihracat artışıyla pozitif ayrışmayı başardı. 2025 yılında Türkiye’nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolar oldu. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler de dahil edildiğinde makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı 2025 yılında yıllık bazda yüzde 1,9 artarak 28,7 milyar dolara yükseldi. Bu rakam, tüm zamanların en yüksek verisi oldu. Kilogram başına ortalama ihracat fiyatı ise 8,1 dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.
En yüksek ihracat Almanya’ya gerçekleştirildi ve yüzde 6,8 artışla 3,2 milyar dolara yükseldi. ABD’ye yapılan dış satım ise yüzde 9 artışla 2 milyar dolara yaklaştı. Suriye’ye makine ihracatında ise yüzde 189 artışla 130,6 milyon dolara ulaşıldı. Alt gruplar incelendiğinde, en yüksek ihracat artışının yüzde 6,6 ile içten yanmalı motorlar ve aksamlarında gerçekleştiği görülürken bunu inşaat ve madencilik makineleri ile yıkama ve kurutma makineleri takip etti. Türbin, turbojet ve hidrolik sistemlerde yüzde 17, gıda makinelerinde ise yüzde 14 artış kaydedildi.
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, ihracat gelirlerini katma değeri fazla ürünlere odaklanarak koruduklarını belirtti. Türkiye’nin iç pazardaki rekabet baskısına rağmen yüksek katma değerli ürünlere odaklanarak başarılı bir ihracat performansı sergilediğini ifade etti. Karavelioğlu ayrıca, küresel talepteki dalgalanmalar, jeopolitik riskler ve maliyet baskılarına dikkat çekerek, yeni yılda firmalar için zorlu bir dönemin beklendiğini vurguladı.
Kutlu Karavelioğlu, Türkiye’nin AB ile mevcut anlaşmalarını yeniden ele alması gerektiğini ve Avrupa dışındaki müttefiklere de odaklanılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, küresel makine yatırımlarındaki değişimlere ve savunma sanayisindeki gelişmelere dikkat çekti. Karavelioğlu, rekabetçilik açısından bütüncül bir sanayi ve finansman yaklaşımının önemine değinerek, makine sektörünün üretim gücünü ve ihracattaki stratejik konumunu yeniden güçlendirmenin kritik olduğunu belirtti.
Kutlu Karavelioğlu, ithalat verilerine de değinerek yerli üretimi ve teknolojik yetkinliği korumak için koruyucu tedbirlerin önemini vurguladı. Türkiye’nin sanayi ve finansman alanında bütüncül bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirten Karavelioğlu, sektörün geleceği için önemli adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]