BM Genel Sekreteri Guterres, küresel çatışmaların ve hızlanan iklim krizinin dünyayı tehdit ettiğini belirtti. Acil diplomasi ve eylem çağrısı yaptı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Genel Merkezi’nde gerçekleştirdiği son basın toplantısında, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel istikrarsızlığın temel unsurlarından biri haline geldiğini açıkladı. Guterres, dünyanın artık daha fazla savaşı kaldıramayacağını vurgulayarak uluslararası topluma diplomasi çağrısı yaptı. Ayrıca, iklim krizinin hızını artırdığını belirten Genel Sekreter, hükümetleri acil önlemler almaya davet etti.
Genel Sekreter Guterres, Körfez’deki askeri gerilimin altı aydır devam ettiğini ve başlangıçta bölgesel olan bu çatışmanın küresel bir tehdide dönüştüğünü ifade etti. Hürmüz Boğazı üzerinden ticaretin büyük ölçüde durduğunu, enerji piyasalarının sarsıldığını ve gıda ile gübre fiyatlarının hızla yükseldiğini belirtti. Tedarik zincirlerinin zarar görmesiyle milyonlarca insanın yoksulluk riskiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Dünya Gıda Programı (WFP), yaklaşık 45 milyon kişinin ciddi gıda güvensizliği riski altında olduğu uyarısını yaptı. Guterres, son günlerdeki tek olumlu gelişmenin ABD Başkanı Donald Trump’ın Hamas’ın silahsızlanması ve İsrail’in Gazze’den çekilmesini içeren anlaşmayı duyurması olduğunu kaydetti. Hürmüz Boğazı ve Babülmendep Boğazı’nda uluslararası seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması ve diplomasinin ön plana çıkması gerektiğini vurguladı.
Guterres, bölgedeki tüm cephelerde çatışmaların sona ermesi gerektiğini belirterek, “Bölge ve dünya artık daha fazla savaşı kaldıramaz” ifadelerini kullandı. Genel Sekreter, Kıbrıs temaslarını da değerlendirerek taraflarla yürütülen görüşmelerin ardından yeni bir “5+1” formatındaki toplantı için hazırlıklara başlanacağını duyurdu. Bu toplantının başarılı olması için gerekli şartları oluşturmak üzere her iki taraf ve garantörlerle istişare içinde çalışılacağını söyledi.
Basın toplantısının ikinci bölümünde iklim değişikliğine odaklanan Guterres, El Nino hava olayının etkilerinin beklenenden daha güçlü hissedildiğini kaydetti. Son dönemde yaşanan sıcak hava dalgaları, orman yangınları ve rekor deniz suyu sıcaklıklarının yalnızca başlangıç olduğunu ifade etti. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) tahminlerine göre, Ağustos-Ekim döneminde dünyanın büyük bölümünde sıcaklıklar normalin üzerinde seyredecek.
Guterres, aşırı sıcaklıkların “sessiz katil” olarak adlandırılsa da, bu tanımın krizin boyutunu hafife alabileceğini belirtti. Dünya çapında aşırı sıcaktan kaynaklanan ölümlerin büyük ölçüde eksik sayıldığını vurguladı. Aşırı sıcakların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve insani bir kriz olduğunu, milyonlarca insanın sağlık, gıda ve geçim kaynaklarının tehdit altında bulunduğunu söyledi.
Genel Sekreter, aşırı sıcaklarla mücadele için dört temel öncelik belirledi: erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, çalışanların sıcak hava şartlarında korunması, şehirlerin ve binaların aşırı sıcaklara dayanıklı hale getirilmesi ve fosil yakıt kullanımının azaltılması. Hükümetlerin yeni fosil yakıt projelerini sürdürmesini eleştiren Guterres, “Bugün onaylanan her yeni fosil yakıt projesi yarının sıcak hava dalgalarını daha tehlikeli hale getiriyor” dedi.
Guterres, iklim krizinin yeterince ciddiye alınmamasının iki temel nedeni olduğunu açıkladı. Bunlardan birinin Ukrayna ve Orta Doğu gibi güvenlik krizlerinin gündemi sürekli meşgul etmesi, diğerinin ise fosil yakıt endüstrisi ile bazı ülkelerin iklim krizinin boyutlarını küçümseyen kampanyalar yürütmesi olduğunu ifade etti. Birleşmiş Milletler’in bu süreçte daha açık konuşacağını belirten Genel Sekreter, hükümetlere iklim krizinin insanlık için varoluşsal bir tehdit olduğunun anlatılması gerektiğini vurguladı.
Gazze’de açıklanan anlaşmaya ilişkin bir soruyu yanıtlayan Guterres, tarafların üzerinde uzlaşılan yol haritasını herhangi bir şüphe veya gecikmeye mahal vermeden uygulaması gerektiğini belirtti. Sürecin baltalanmaması çağrısında bulunarak, “Şimdi her iki tarafın da üzerinde anlaşılanları hayata geçirme zamanıdır” ifadelerini kullandı. Irak hükümetinin ülkenin hiçbir aktör tarafından vekalet savaşlarının aracı olarak kullanılmaması yönündeki kararlılığını desteklediklerini de ekledi.
Dünya Gıda Programı’nın (WFP) finansmanı hakkındaki soruya ise, asıl önceliğin kurumun etkinliğini artırmak olduğunu söyleyerek yanıt verdi. Gıda güvenliği alanındaki mevcut yardımın ihtiyaçların gerisinde kaldığını vurgulayan Guterres, ellerindeki sınırlı kaynaklarla dünyanın en savunmasız insanları için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]