Kuzey Koreli bilişimciler, sahte kimlikler ve uzaktan çalışma taktikleriyle şirketlere sızarak ülkenin silah programına fon sağlıyor. Yıllık 250-600 milyon dolar gelir elde eden bu ağ, küresel şirketler için büyük tehdit oluşturuyor.
Farklı ülkelerde gizlice uzaktan çalışan Kuzey Koreli bilişim teknolojisi uzmanları, küresel şirketler için önemli bir tehdit oluşturuyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) yaptırımları altındaki Kuzey Kore, gelirlerini artırmak amacıyla vatandaşlarını yurt dışına yerleştirerek elde edilen kazançları ülkeye aktarıyor. Bu kişiler, sahte kimlikler ve gelişmiş taktiklerle şirketlere sızarak ülkeye yılda 250 ila 600 milyon dolar arasında gelir sağlıyor.
BMGK’nin Mart 2024 tarihli raporuna göre, 100 binden fazla Kuzey Koreli, terzilikten bilgi teknolojilerine kadar çeşitli alanlarda yaklaşık 40 ülkede çalışıyor. Siber güvenlik uzmanları, bu bilişimcilerin yapay zeka kullanarak iş bulma sitelerindeki profillerini güçlendirdiğini ve mülakatlarda yapay zekadan faydalandığını belirtiyor. Yerel aracılar aracılığıyla banka hesaplarını kullanan bu kişiler, bazen şirketlerden gelen bilgisayarlarla ‘laptop çiftlikleri’ kurabiliyor.
ABD, Japonya, Güney Kore ve İngiltere gibi birçok ülke, 31 Temmuz’da Kuzey Kore’nin bu faaliyetlerine karşı ortak bir açıklama yaptı. Kuzey Kore’nin, bu bilişim ağıyla nükleer silah ve balistik füze programlarını finanse ettiği vurgulandı. Kimliklerini gizlemek için diğer ülke vatandaşlarını taklit eden bu uzmanlar, veri sızdırma, kripto para hırsızlığı ve hassas bilgilerin çalınması gibi faaliyetlerle şirketler için içeriden risk oluşturuyor.
Çoğunlukla Kuzey Kore, Çin ve Rusya’nın yanı sıra Güneydoğu Asya ve Afrika’da bulunan bu bilişimciler, VPN ve uzaktan masaüstü yazılımları gibi araçlarla yurt dışından çalıştıklarını gizliyor. Hükümetler ek yaptırımlar ve yasal önlemlerle bu faaliyetleri engellemeye çalışırken, şirketler de güvenlik önlemlerini artırıyor. Amazon, Nisan 2024’ten bu yana Kuzey Koreli olduğundan şüphelenilen 1800 başvuruyu reddettiğini duyurdu.
Siber güvenlik şirketi DTEX Systems’tan Michael Barnhart, bu kişilerin yaptırımları aşarak Kuzey Kore’nin silah programını finanse ettiğini belirtti. Barnhart, bu bilişimcilerin artık sadece para kazanmakla kalmayıp, şirket içi fikri mülkiyeti çaldığını, şantaj ve fidye yazılımı gibi yöntemlere başvurduğunu ekledi. Özellikle sağlık sektöründeki şirketler, sundukları görünmezlik ve hassas bilgilere erişim nedeniyle hedef alınıyor.
Barnhart, Kuzey Koreli bilişimcilerin iş görüşmelerine kendi adlarına girmeleri için başka ülkelerden insanlara para ödediğini de söyledi. Bu durum, mevcut kimlik doğrulama yöntemlerinin yetersizliğini ortaya koyuyor. Kuzey Kore’nin dış dünyadan bihaber gibi görünse de, toplumu ve düzenin işleyişini iyi anladığına dikkat çekildi.
Güney Kore merkezli PSCORE örgütünün Mart 2025 tarihli raporuna göre, Kuzey Koreli bilişim çalışanları zorlu koşullar, sıkı gözetim ve ağır kazanç hedefleri altında çalışıyor. Genç yaşlardan itibaren bu yönde yetiştirilen bu kişiler, genellikle günde 10 saatten fazla ve farklı zaman dilimlerinde mesai yapıyor. Sıkışık konaklama alanlarında yaşayan ve hareketleri denetlenen bu işçiler, kurallara uymadıklarında psikolojik ve fiziksel baskıya maruz kalabiliyor.
Adı ‘Jin-su’ olarak sansürlenen bir itirafçı, BBC’ye verdiği röportajda Batılı şirketlerde çalışabilmek için kimliğini gizlediğini ve ayda en az 5 bin dolar kazandığını belirtti. Kazancının yüzde 85’ini Pyongyang hükümetine gönderdiğini söyleyen Jin-su, durumu ‘soygun’ olarak nitelendirse de, ‘Kuzey Kore’de olduğumuzdan daha iyi durumdayız’ diyerek kaderlerine razı olduklarını ifade etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]